Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

HOŞ GELDİNİZ

Ocak 2008 tarihli yazilar Ocak 2008 tarihli diger ogeler resimler , videolar

WANT&WOULD LİKE

WANT: istemek

I want a cooky.                                      Bir kurabiye istiyorum.
She wants a new dress.                         O yeni bir elbise istiyor.

Do you want a cup of coffee?              Bir fincan kahve ister misin?
What do you want, my friend?             Ne istiyorsun, arkadaşım?

WANT TO DO SOMETHING: bir şey yapmak istemek


I want to eat a cooky.                               Bir kurabiye yemek istiyorum.
She wants to buy a new dress.                 O yeni bir elbise satın almak istiyor.

Do you want to drink a cup of coffee?    Bir fincan kahve içmek ister misin?
What do you want to do, my friend?       Ne yapmak istiyorsun, arkadaşım?

WOULD LIKE: istemek

Would like resmi ve kibar bir kullanımdır. “I want” yerine “I would like” derseniz, daha nazik bir istekte bulunmuş olursunuz.

I would like = I’d like

I would like a cuf of tea. / I’d like a cup of tea.

I’d like a sandwich, please.                 Bir sandviç istiyorum lütfen.
I’d like a new jacket.                           Yeni bir ceket istiyorum.

WOULD LIKE TO DO SOMETHING: bir şey yapmak istemek

I would like to drink a cup of tea.         Bir fincan çay içmek istiyorum.
I’d like to eat a sandwich.                     Bir sandviç yemek istiyorum.
I’d like to buy a new jacket.                 Yeni bir ceket satın almak istiyorum.
I’d like to visit you tomorrow.              Yarın sizi ziyaret etmek istiyorum.

WOULD YOU LIKE ...?      İster misiniz? 

Would you like ...? kişilere bir şeyler ikram etmek ve onları bir şeyler yapmaya davet etmek için kullanılır.

Would you like a piece of cake?                        Bir dilim kek ister misiniz?
Yes, please.                                                    Evet lütfen.

Would you one more glass of tea?                     Bir bardak çay daha alır mısnız?
No, thank you.                                                Hayır, teşekkür ederim.

Would you like to go to the cinema tonight?     Bu gece sinemaya gitmek ister misiniz?
Yes, I'd like to.                                              Evet, isterim. 

What would you like to do?                                  Ne yapmak isteriniz?
What would you like to drink, sir?                        Ne içmek istersiniz, efendim?
Where would you like to spend your holiday?     Tatilinizi nerede geçirmek istersiniz?

Not: Would like ile hayali bir istekte de bulunabilirsiniz.


I’d like to be at the seaside now.              Şu an deniz kenarında olmak isterdim.
Where would you like to be now?           Şu an sen nerede olmak isterdin?
I’d like to live alone in an island like Robinson .  Robinson gibi bir adada yalnız yaşamak isterdim.
What would you like to do now?             Şu an ne yapmak isterdin?
I’d like to go home and have a shower.   Eve gidip duş almak isterdim

EDATLAR

EDATLAR (İLGEÇLER)             Tek başına tam anlamı olmayan, kendisinden önce ve sonra gelen kelimeler arasında değişik anlam ilgileri kuran kelimelere edat denir.              Türkçe’de başlıca edatları  ve kurdukları anlam ilgilerini  şöylece anlatabiliriz:
  1. Araç İlgisi (İle) : Okula  otobüsle gitti.
  2. Durum İlgisi (İle) : Annesine özlemle sarıldı.
  3. Birliktelik İlgisi (İle) : Babasıyla pazara gitti.
  4. Sebep/sonuç ilgisi (İle, için, diye, -den ötürü, -den dolayı) : Sen geldin diye bayram yaptık. / Okuyamadığından ötürü çok hayıflanırdı.
  5. Benzerlik ve karşılaştırma ilgisi (gibi, kadar, sanki) : Aslan gibi adamdır./ Sanki kurumuş bir çiçekti. / Cennet kadar güzel ülkemiz...
  6. Amaç ilgisi (için, üzere, -a, -e) : Seni görmek için Eskil’e geldim. / Onu görmeye geldim.
  7. Görelik ilgisi (göre, için, -ce) : Bana göre sen daha iyisin. / Bence şu güzel.
  8. Özgülük İlgisi (yalnız, ancak, için) : Bu sorunu ancak sen çözebilirsin. /Bu soruyu yalnız Zehra çözer.
  9. Özgülük İlgisi (-den beri, -den önce, -den sonra, -e kadar, -e değin, -e karşı, -e doğru) : Dünden beri geziyoruz. / Akşama değin çalıştı.
  10. Yer/yön İlgisi (-e kadar, -e dek, -e doğru, -e karşı, -den yana, -den öte) : Adam pazara doğru gitti. / Ben  çarşıya kadar gidip geleceğim.
 Edatlarla İlgili Bilgiler  
  1. “İle” kelimesi eş görevli kelimeler arasında kullanılırsa “ve” anlamına gelir ve bağlaç olur.  Babamla çarşıya gittik. (Edat)  / Babam ile annem çarşıya gitti. (Bağlaç)
  2. “Gibi” edatıyla kurulan öbekler bazen isim, bazen sıfat, bazen zarf göreviyle kullanılır. Benim kardeşim aslan gibidir. (İsim)   / Zehir gibi zekası vardı. (Sıfat) / Bülbül gibi şakıdı.  (Zarf)
  3. Gibi” edatı, yüklemden sonra kullanılırsa, cümleye olasılık anlamı kazandırır. Bu müteahhit işi bitirmeden kaçacak gibi.
  4. “Gibi” kelimesi iki kelimenin ortasına gelerek bir öbek oluşturursa, bu öbekler özne, nesne ve dolaylı tümleç olabilir. Gül gibi kızı ağlattılar. (Belirtili Nesne)
  5. “Sanki” kelimesi bazen “gibi” kelimesinin yerini tutar. Bu durumda bu iki kelimenin aynı cümlede kullanılması anlatım bozukluğuna yol açar.
Sanki kurumuş bir çiçekti. (Doğru)Kurumuş bir çiçek gibiydi. (Doğru)Sanki kurumuş bir çiçek gibiydi. (Yanlış)
  1. “-ce, -cesine, -si, -imsi, -cileyin” ekleri “gibi” edatının yerini tutabilir. Arabayı delice sürdü.  / Elbisesinin rengi yeşilimsiydi.
  2. “Kadar” edatı, “gibi” edatının yerini tutabilir. Pamuk kadar beyaz elleri vardı. (Gibi)
  3. “Kadar” edatı, “eşitlik, benzerlik, yaklaşıklık” anlamları verebilir. Ali de Veli kadar çalışkandır. (Eşitlik)
  4. “Kadar” edatı, “bu, şu, o, ne” kelimeleriyle öbekler oluşturarak sıfat veya zarf görevini üstlenir. Şu kadar hesap (Sıfat) / Ne kadar güzel ev (Zarf)
  5. “Kadar” edatı isim çekim eklerini aldığında isim olur. Bu kadarını beklemiyordum.
  6. “İçin” edatı bazen karşılık anlamında kullanılır. Bu kadar yorgunluk için bu para az.
  7. İçin” edatı “uğruna”  kelimesinin yerini tutabilir. Dedelerimiz vatan için çarpışmışlar.
  8. “Üzere” edatı “için” edatının yerini tutabilir. Eve gitmek üzere yola çıktılar.
  9. “Üzere” edatı, “amaç, şart, gibilik, yaklaşıklık” anlamları verebilir. Konuşma yapmak üzere ayağa kalktı. (Amaç) / Söylediğiniz üzere yaptım. (Gibi)
  10. “Mi” edatının cümleye değişik anlamlar katar. Bu edat hangi anlamda kullanılırsa kullanılsın mutlaka ayrı yazılır. Cümleye kattığı başlıca anlamlar şunlardır:
 a)      Soru : Ali okula geldi mi?b)      Zaman : Öğle oldu mu herkes acıkıyor.c)      Pekiştirme : Onun arabası var,  güzel mi güzel.d)      Olumsuzluk: Ben başarılı olmaz mıyım?e)      Rica: Şu kitabı uzatır mısın?f)        Kesinlik: Yapmaz olur muyum?g)      Şaşma : Bu havada ceket giyilir mi?h)      Şart : Çalıştın mı başarırsın.i)        Alay: Bizimki okuyor mu okuyor. ÖZET :
Edat: Tek başlarına anlamı olmayan, cümle içinde kullanıldığında yan yana geldiği kelimeyle anlam ilişkisi kuran kelimelerdir. Bazı edatlar şunlardır: “İle, -e kadar, gibi, için, yalnız” Edatların Özellikleri:        1.İsim ve isim soylu kelimelerle yan yana gelip, edat grubu oluştururlar. (Çarşıya Ali ile çıktık.) (Edat grubu)         2. Edatlar cümlede zarf veya sıfat görevi üstlenebilirler:Sabaha kadar gözüme uyku girmedi. (Zarf)  / Bacak kadar çocukla tartışıyor. (Sıfat)
  EDAT İLE BAĞLACIN KARIŞTIRILMAMASI 
  1. Edatlar cümlenin bir öğesi olurken, bağlaçlar bir öğe özelliği göstermez. (Öğe içinde yer alabilirler).  Sabaha karşı eve gelmişlerdi. (Edat-Zarf Tümleci)  / Kitapları ve defterleri çantasına koydu. (Nesne) (“Ve” bağlacı nesneleri birbirine bağlamıştır.)
  2. “İle, yalnız, ancak” gibi kelimeler hem edat hem bağlaç görevinde kullanılabilir. Cümle içindeki anlamı bu nedenle önemlidir. Ayrıca şu pratik yolla bu kelimelerin edat mı, bağlaç mı olduğunu anlayabiliriz:
 
  1.  
    • “İle” yerine “ve” getirilebiliyorsa; “ile” bağlaçtır. Defter ile kalemi çantaya koydum. / Arkadaşları ile konuşmuyordu. (Birincisinde “ve” gelebildiği için bağlaç; ikincisinde “ve” kullanılamadığı için edattır.)
    • “Yalnız, ancak” kelimeleri yerine “ama” bağlacı getirilebiliyorsa, bu kelimeler bağlaçtır.  “Sadece” kelimesi getirilebilirse bu kelimeler edat olur. Almak isterim ancak param kalmadı.  / Bu işi ancak sen yapabilirsin.
 

       3.       Edatlar cümleden atılamaz. Cümle anlamsızlaşır. Bağlaçlar cümleden çıkartılınca cümlenin anlamı daralsa da cümle anlamsızlaşmaz. Senin gibisini görmedim. / Senin görmedim. (Cümle anlamsızlaştı. Bu nedenle “gibi” edattır.)   Koştum ama yetişemedim. / Koştum yetişemedim. (Cümle anlamını pek kaybetmedi. Bu nedenle “ama” bağlaçtır.) DİKKAT! Bu özellik her zaman için geçerli olmayabilir.

ELEKTİRİKLENME

DURGUN ELEKTRİK

Atomda proton ve nötrondan oluşan bir çekirdek ve çekirdeğin çevresinde yörüngelerde hareket eden elektronlar bulunur.

Elektrik yüklerinin kaynağı atomun yapısında bulunan elekton ve proton denilen parçacıklardır. Protonun yükü pozitif (+), elektronun yükü ise negatif (–) dir. Bir elektronun yüküne elementer yük denilmiştir ve birim yük olarak seçilmiştir.

Yüksüz (nötr) bir atomdaki elektronların (–) yük toplamı, protonların (+) yük toplamına eşittir.


Nötr (Yüksüz) Cisim

Bir cismin üzerindeki pozitif (+) yük sayısı, negatif yük sayısına eşit ise, böyle cisme nötr ya da yüksüz cisim denir. Yüksüz denildiği zaman cismin içinde hiç yük yok anlamına gelmez. Yalnızca (+) ve (–) yük miktarının eşit olduğu anlamına gelir.

Pozitif Yüklü Cisim

Üzerinde (+) yük fazlalığı olan cisimlere pozitif yüklü cisim denir. Cisimleri pozitif yüklü hale getirmek için cisimden elektron alarak (+) yük fazlalığı oluşturmak gerekir.

Negatif Yüklü Cisim

Üzerinde (–) yük fazlalığı olan cisimlere negatif yüklü cisim denir. Herhangi bir yolla cisme (–) yük verilirse, (–) yük fazlalığı oluşur.

Yapılan deneylere göre, aynı işaretli cisimlerin birbirlerini ittiği görülmüştür. Yani aynı cins yüklü cisimler birbirlerine zıt yönlerde kuvvet uygularlar ve birbirlerini iterler.

Zıt cins yüklü cisimler birbirlerini çekerler.
Bu durumda da cisimler birbirlerine zıt yönde kuvvet uygularlar. Fakat bu kuvvetler çekme yönündedirler.

Yüksüz cisimler ise birbirlerine kuvvet uygulayamadıkları için, ne iter, ne de çekerler.

Cisimlerin birbirlerine uyguladıkları itme ya da çekme kuvveti, yük mıknatısları ile doğru, aralarındaki uzaklığın karesi ile ters orantılıdır.

İletken Cisimler

Üzerinde serbestçe dolaşabilen yükler olan cisimlere iletken cisim denir. Genel olarak metaller iyi iletkenlerdir. İnsan vücudu da iletkendir. İçinde iyon bulunduran çözeltiler de elektriği iletirler. İletken içinde hareket eden yük (–) yüktür. Yani elektronlardır. (+) yükler protonun yükü olduğu için hareket etmezler. Çözeltilerde (+) ve (–) iyonlar hareket eder.

Yalıtkan Cisimler

Üzerinde serbestçe dolaşabilir yükler olmayan cisimlere yalıtkan cisim denir. Plastik, cam, mika ve saf su bazı yalıtkan olan maddelere örneklerdir.

ELEKTRİKLENME ÇEŞİTLERİ

1. Sürtünme ile Elektriklenme

Saçımızı tararken, yün kazagımızı çıkarırken çıtırtılar duyulur. Otomobilden inerken kapı kolu ile el arasında elektrik akışı olur. Bu ve benzeri örneklerdeki olayların nedeni elektriklenmedir.

Sürtünme ile elektriklenmede birbirine sürtünen cisimlerden biri diğerine elektron verir ve kendisi pozitif (+) yükle yüklenir. Elektron alan cisim üzerinde (–) yük fazlalığı oluşacağı için negatif (–) yükle yüklenir. Alınan yük verilen yüke eşit olduğu için yük miktarı eşittir.

Cam çubuk ipek kumaşa sürtülürse, camdan ipeğe elektron geçişi olur. Cam çubuk (+), ipek kumaş ise (–) yükle yüklenir.

Plastik çubuk yünlü kumaşa sürtülürse, çubuk yünlü kumaştan elektron alır ve (–) yükle yüklenir. Yünlü kumaş elektron verdiği için (+) yükle yüklenir. Alınan ve verilen yük miktarları eşittir.

2. Dokunma ile Elektriklenme

Yüklü bir cisim nötr bir cisme dokundurulduğunda mevcut yükünü paylaşırlar ve nötr cisimde yüklenir.

Bu tür yüklenmeye dokunma ile elektriklenme denir. Şekilde (–) yüklü K küresi nötr L küresine dokundurulduğunda, K den L ye elektron geçişi olur ve sonra dengeye gelirler.

Eğer K cismi (+) yüklü olsa idi, nötr L küresinden () yükler K küresine geçer ve her ikisi de (+) yüklü olurdu.

Yüklü cisimler birbirine dokundurulduktan sonra son yükleri, kürelerin kapasitelerine bağlıdır. Kürelerin kapasiteleri yarıçapla orantılı olduğundan toplam yükü yarıçapları oranında paylaşırlar.

Eğer küreler özdeş ise, yani yarıçapları eşit ise, toplam yükü eşit olarak paylaşırlar.

Şekilde r1 ve r2, yarı çaplı yüklü küreler iletken telle birleştirilip anahtar kapatılırsa yük alış verişi yaparlar ve son yükleri değişebilir.

Yüklü iki cisim birbirine dokundurulduğunda yüklerinin işareti ile ilgili üç durum vardır.

1. Her ikiside (+) yükle yüklenebilir.

2. Her ikisi de (–) yükle yüklenebilir.

3. Her ikisi de nötr olabilir.

Birisinin yükünün (+) diğerininki ise (–) olma ihtimali yoktur.

3. Etki ile Elektriklenme

Yüksüz K ve L cisimleri birbirine temas halinde iken (+) yüklü bir M çubuğu yaklaştırılıyor.
M çubuğundaki (+) yükler K küresinden L küresine (–) yükleri çeker. K küresinin çubuğa uzak olan kısmı (+) yükle yüklenir. Daha sonra küreler yalıtkan ayaklarından tutulup ayrılır ve M çubuğu uzaklaştırılırsa, K küresi (+), L küresi de (–) yükle yüklenmiş olur.

M çubuğu dokundurulmadan K ve L küreleri yüklenmiş olur. Böyle yüklemeye etki ile elektriklenme denir.

Etki ile elektriklenmede K ve L nin yarıçapları ne olursa olsun yük miktarları eşittir. Ayrıca çekilen ya da itilen yükler mümkün olan en uzaktan çekilir ya da mümkün olan en uzağa itilir.

Şekildeki gibi (+) yüklü K cismi, nötr L cismine yaklaştırıldığında onu etki ile elektrikler. L nin K tarafında (–) yükler, diğer tarafında ise (+) yükler toplanır. K cismi L deki (–) yükleri çeker, (+) yükleri ise iter.

Fakat d1 < d2 olduğu için, Fç > Fi olur ve cisim K ye doğru çekilir.

K tarafından çekilen nötr L cismi K ye dokunursa, L de (+) yükle yüklenir ve bu durumda da L küresi düşey konumun diğer tarafına doğru itilir.

Topraklama

Dünya çok büyük bir küre olduğu için kapasitesi çok büyüktür. Dolayısıyla toprakla temas halinde olan cisimler nötr haldedir

24 OĞUZ BOYU

Oguz Han'ın Ogulları ve Torunları  Neslimiz Oğuz Han’dan gelir. Oğuz Han'ın,   ·                    Gün Han, ·                    Ay Han, ·                    Yıldız Han, ·                    Gök Han, ·                    Dağ Han, ·                    Deniz Han adlı oğulları vardır. Her oğlunun da dört oğlu vardır.Oğuz Hanın 24 torunundan ise 24 Oğuz boyu meydana gelmiştir. Bu boyların her birinin ayrı adı ve ünvanı vardır. Bütün dünyaya yayılan Oğuzlar bu 24 boya dayanmaktadırlar. BOZOK Sağ KoldurGÜN HAN  Oğuzun en büyük oğlu olup, onun dört tane oğlu vardır.Kayı,  yani muhkem, kaya gibi sağlam. 
Bayat,  yani devletli ve nimetli.
Alaevli,  (Alkaevli) yani her yerde yürürler, muvaffak olurlar.
Karaevli,  yani evleri kara.
AY HAN  Oğuzun ikinci oğlu olup, onun dört tane oğlu vardır. Yazır,  yani bir çok yurt onundur.
Düğer,  yani toplanmak için bir yere gelirler.
Dodurga,  yani mülk tutmak ve elde etmek.
Yaparlı.
YILDIZ HAN  Oğuzun üçüncü oğlu olup, onun dört oğlu vardır.Avşar, yani çevik ve ava hevesli.
Kızık, yani güçlü, düzene sokmada ciddi.
Beğdili, yani bey sözü gibi azizdir.
Karkın, yani büyük aş verici ve doyurucu.
 ÜÇ OK Sol Koldur.GÖK HAN  Oğuzun dördüncü oğlu olup onun dört oğlu vardır.Bayındır. Yani her zaman zengin ve nimetli.
Beçene yani iyi çalışır.
Çavuldur yani namuslu ve uzaklara adı yayılan.
Çepni yani nerede yağı görse hemen elde eder.
DAĞ HAN  Oğuzun beşinci oğlu olup, onun dört oğlu vardırSalur yani sal, ur sözünden gelip nereye varsa kılıç ve çomağı üstün gelir demektir.
Eymür yani sayısız evli ve zengin.
Alayuntlu yani kısrakları ala ve ey atlı.
Üregir yani her zaman iyilik edici ve faydalı.
DENİZ HAN  Oğuzun altıncı oğlu olup, onun dört oğlu vardır.Iğdir yani iyilik, bütünlük, yiğitlik.
Büğdüz yani herkese hürmet ve izzet ikram eder.
Yıva yani mertebesi hepsinden üstün.
Kınık yani her yerde herkesten aziz.

BİLGİSAYARINIZI BOZMAK İÇİN;

Bilgisayarınızı, direkt güneş ışığı alabilecek bir yerde kullanın. Yakınlarda kalorifer veya benzeri bir ısıtma cihazı da bulunursa iyi olur. Ortamın nemli olması, olaya ayrı bir anlam katacaktır. )

Bilgisayarınız kilitlendiği zaman, reset tuşuyla filan uğraşmayın. Power tuşuyla kapatın ve birkaç saniye bile geçmeden hemen açın.

Elektrikler kesildiğinde, bilgisayarınızı kapatmayın. Elektrik geldiğinde yaşanacak ani voltaj değişiminin, monitörünüzde oluşturacağı görüntü ile sabit diskinizden gelecek garip seslerin senfonik uyumu size ilginç bile gelebilir. )

Bilgisayar masanızı sabitlemeyin. Böylece her tuşa bastığınızda sallanan bilgisayar, size interaktif bir his verecektir. ))

Bilgisayarınızın kasasını, havalandırma delikleri kapanacak şekilde bir duvara yaslayın. Böylece işlemcinizin soğuması için gereken hava dolaşımını ve ısı kaybını önleyebilir, bilgisayarınızla sıcak ilişkiler kurabilirsiniz. )))))

Bilgisayar monitörünüzde sabit bir görüntüyü saatlerce tutun. Böylece, monitörünüzün fosfor tabakasında oluşacak zedelenme sonucu, monitorünüz kapalı iken bile o görüntünün siluetini görebilirsiniz. ))

Bilgisayarınızın fişini topraksız bir prize takın. Aynı prizden diğer elektronik cihazların da güç sağlaması, bilgisayarınıza giden akımda hoş değişiklikler yapacaktır. )

Küçük kardesinizin veya çocuğunuzun bilgisayarınızın disket sürücüsüne bozuk para ve benzeri şeyleri sokmasına aldırmayın. Bilgisayarınızın içinde birikecek bozuk paralar, ona tasarruf alışkanlığı, bilgisayar tamircinize de para kazandıracaktır. ))

Eğer modem kartı, ses kartı ve benzeri kartları çok sık takip çıkartıyorsanız, her seferinde bilgisayarınızın kasasındaki o vidaları açmak büyük dert haline gelebilir. ) Hele bir de yildiz tornavidaniz yoksa, bu iş bir eziyet halini alabilir. Bu kadar uğrasacağınıza, birakın bilgisayarınızın kasası sürekli açık kalsın. Annenize de söyleyin, sehpanın tozunu alırken bilgisayarınızın devrelerine de bir el atsın. )))))

Tüm bunlari yaptığınız halde, bilgisayarınız hala çalışmakta ısrar ediyorsa, en etkili ve son çare olarak kaldiırıp pencereden atabilirsiniz. )))